Sn. Cumhurbaşkanımızın #Gazze konusundaki açıklamalarını maalesef artık samimi, gerçekçi, tutarlı bulmuyoruz. Gazze'de Elektrik yok, su yok, gıda yok, ilaç yok. Bombalardan çok insanlar artık açlıktan ölmeye başladı.
Filistin Gazze'deki dramı artık tüm Dünya biliyor. Yönetimdeki liderler, hükümetler bu soykırıma her ne kadar duyarsız kalsalar da, Dünyanın her noktasındaki halklar duyarlı vatandaşlar tepkilerinin ortaya koyuyorlar., mitingler düzenliyorlar.
Türkiye'nin ilk günden bu güne konunun hassasiyetini önemini Sn. Cumhurbaşkanının hitaplarıyla başta Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda defalarca dile getirmiştir.
Bu gün ise bu zulmü tekrar tekrar televizyonlardan anlatmanın bir anlamı bir manası kalmamıştır.
Süreç yaptırımların, baskıların uygulama evresine girmiştir.
Çünkü evleri yıkılan, korunaksız Filistin halkını ortadan kaldırmanın en kolay yolu seçilmiştir. Aç ve susuz bırakılarak yok etmek, öldürmek, imha etmek. Bu yöntem daha etkili olmakta, silahla bitiremediği işi aç susuz bırakarak tamamlamak istemektedir.
Her saat her gün onlarca yüzlerce insan açlıktan ölürken, Sn. cumhurbaşkanın, Dışişleri Bakanlığının söylemleri havada kalmakta, sözde kalmakta, sonucu belirleyecek ciddi yaptırımlardan bahsedilmemektedir.
Oysa Filistin halkının umudunun, kurtuluşuna sebep olacak son hamlenin Türkiye tarafından yapılacağından nasılda emindik. İnanmıştık.
Kınamalardan, telefon trafiğinden, televizyonlarda çek.. çak' lardan ileri gitmeyen bir dış siyasetin seyircisi konumundayız.
İsrail'e karşı yapılacak ciddi yaptırımları da biz yazmayalım, sizlerde daha iyi biliyorsunuzdur.
Birçok Ak Partili ve milliyetçi görüşe sahip arkadaşlarımız, bu paylaşımımıza yorum bile yapmaktan çekinerek bizleri bu sayfalardan topa tutacaksınız. Ötekileştirerek belki de vatan haini ilan edeceksiniz.
Bizde diyoruz ki buna hiç bir şekilde hakkınız yok. Çünkü lise yıllarında, çocukluk çağımızda Filistin davasını bilen, duygulanan bir şeyler yapmak isteyenlerden birileriyiz. Filistin davasında her platformda bir şeyler yapmaya çalışan bir kardeşiniz olarak elbette bunlara yazmaya bir hakkımız var. Eleştirmeye hakkımız var. Geç kalmaya, zamandan kazanmaya, oyalamaya karşı söylenecek ve bunları dile getirecek elbette sözlerimiz var.
Bu sitemimizi, bu tepkimizi de anlayışla karşılayacağınızı bekliyoruz, umuyoruz.
Sn. Cumhurbaşkanımız;
Dış politikalarda her zaman sizlere, hükümetimize desteğimizi verdik, hamlelerinizi doğru bulduk, çevremize anlatmaya çalıştık.
Fakat Gazze konusundaki çalışmaları yüksek perdeden dillendirilen, sonuca gelince de bir arpa boyu yol katledilmeyen, iç siyasetin tansiyonunu düşürecek ifadelerden öteye gitmeyen oyalamaca bir strateji, bir çalışma olarak yorumlamaya başladık.
İnşallah yanılıyoruzdur.
Ve şimdi;
Lütfen saadete gelelim.
Filistin Gazze konusunda hem Filistin halkını hem de aziz millerimizi oyalanmaktan vazgeçin.
Soykırıma reva görülen Filistin halkı göz göre göre ölmekte, yok olmak üzeredir.
Yeter !...
Ne yapacaksınız yapın artık.
Eyyyyy İsrail!..., Eyyyy Netanyahu!...
Demekten vazgeçin artık.
Dostum Trump'ada asla güvenmeyin.
Artık tüm bu yaşananlara inanamıyoruz.
Olması gereken, fakat işlerliği olmayan
Diplomatik çalışmalar işe yaramıyor.