Yazı Detayı
18 Kasım 2018 - Pazar 09:59 Bu yazı 547 kez okundu
 
KÜLTÜR KENTİNİN KÜLTÜRSÜZ BARONLARI 2
Mehmet Yücel
ekspresurfa@gmail.com
 
 
 
Bu yazı dizisinin birinci bölümünde kentin tarihi yapıları, kültürel çeşitliliği, yöresel değerleri, müziği,  yemekleri ve oyunlarının zenginliğini belirtmiştim. Halen öyle düşünüyorum..
 
Çünkü kentin geçmişi 12 bin yıl öncesine dayanmakta ve bu kültürel zenginlik geçmişten günümüze kalan mirasın izleridir.
 
Önemli olan bu kültürel zenginliğe yakışır bir toplum yaratmak. Böyle bir toplum yaratmak için de sözde değil pratikte de bir takım uygulamalar yapmak zorunluluktur. Böyle bir toplumu yaratmak ancak; alanının ehli yöneticiler ve amirler, toplumun tümünü düşünen sivil kuruluşlar ve bilinçli halk kitleleriyle mümkündür. 
 
Hollandalı ressam arkadaşım yaşadığı kentte dair şu sözlerle başlar.’’ Kentimizdeki kültür , turizm ve sanat işlerine mutlaka ya bir sanatçı görevlendirilir, ya kültür ve sanatla ilgili araştırmalar yapan bir araştırmacı görevlendirilir, ya da bu yetkilinin alt kademesinde her alandan bir yardımcı görevlendirilir ki kentteki kültür, sanat, turizm etkinlikleri çağdaş dünya standartlarına ulaşabilsin. Bu alanlarla ilgisiz kişiler asla bu görevlere getirilmez. Görevlendirilen bu kişi kentteki kültür, sanat, edebiyat ve turizmle ilgili tüm etkinliklere katılır ve yapılan etkinlikleri arşivler, gerektiğinde bağlı olduğu en yüksek makama kentin yıllık etkinliklerini sunar. Temsil ettiği kentte hangi yazar, şair, ressam, heykeltıraş, müzisyen var bilirler. Yapılan çalışmalarda asla kendini ön plana çıkarmak için çabalamaz.
 
Ekonomi, sağlık, eğitim, tarım gibi diğer alanlar içinde böyledir. Ve en önemlisi bir birimin amiri olmak için politikacıların paçalarına yapışmaz, birbirleriyle yarışmazlar. Örneğin bir kilisenin rahibine ekonomiyle ilgili bir yetki, bir sağlıkçıya çevre ve şehircilikle ilgili bir yetki verilmez.  
Sivil toplum kuruluşları toplumun tümünün çıkarlarını gözeterek hareket ederler. Ve temsil ettikleri kuruluşun özüne hizmet ederler. Bağlı oldukları kuruluşları siyasi amaçlar için kullanmazlar. 
 
Politikacıların arka bahçeleri gibi hareket etmezler. Yapılan yanlışlar varsa bunu gündeme getirir düzelmesi çabalarlar. Ayrıca yerel yönetimde de bir aday seçileceği zaman yönetimden anlayan ve o konuda uzman olan en fazla 2 kişi o göreve talip olur. Öyle 100’ lerce kişi o göreve talip olmaz.
 
Halk kitlesi bilinçlidir, okur, araştırır, doğruyu yanlışı ayırt eder ve hak arama yollarını bilir. Ve en önemlisi toplum içinde yaşayan her birey bir başkasının hakkını gözeterek hareket eder. Bu nedenle toplum her alanda düzenli bir yaşam sürdürür.  Çünkü kentleri kent yapan ve çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştıran bu üç önemli kitledir. Yönetici, sivil kuruluşlar ve halk kitlesi. Hiç kimse kişisel çıkarlar uğruna toplumun genel çıkarlarını göz ardı etmez.’’
 
Kültür kentinde kullanılan bir söz vardır. ‘’işi ehline ver 2 kuruşta fazla ver.
 
Etiketler: KÜLTÜR, KENTİNİN, KÜLTÜRSÜZ, BARONLARI, 2,
Haber Yazılımı