Yazı Detayı
02 Ekim 2018 - Salı 00:23 Bu yazı 647 kez okundu
 
Kaybettiğimiz değerlerimiz
Mehmet Yücel
ekspresurfa@gmail.com
 
 

Sergimin son günleri, genel geç saatlere kadar sergi salonunu açık tutarım, Urfa'da bu aylarda (Eylül, Ekim) akşamları hava çok güzeldir. İnsanlar genelde akşamları çıkarlar.

Saat 21:00 civarıydı. Kapıda bir silüet belirdi. Biraz da çekinerek belki salonu kapatacağımı anlamış olmalı ki

- sergi açık mı? dedi.

Tabiki efendim ne demek. Buyrun, gezebilirsiniz dedim.
Önce sergiyi genel olarak gözlemledi. Evet çok özledim buraları dedi.

Çekinerek yine ismim Garabed dedi. Kısa bir sanatsal sohbetin ardından başladı anlatmaya...

İsmim Garabed, aslen Urfalıyım ama 1970 li yıllarda aniden göç etme kararı aldık. Ben aslen Urfalıyım, Ermeni kökenliyim, ilkokula Turan ilkokuluna gidiyordum. Ben ve yanımdaki sıra arkadaşım sınıfın en son sırasında otururduk. Çünkü biz Ermeni'ydik, dışlanmıştık bir kere.

Nasıl olduysa bir gece babam buradan göç etmemiz gerektiğini söyledi. Apar topar o dönemin ünlü kamyon markalarından biri olan MAN ile yola çıktık. Hava o kadar soğuktu ki küçük bedenim annemin ısısıyla dayanabildi o uzun yolculuğa. Bir zaman sonra babama bu ani göçün sebebini sorduğum da yakın bir aile dostlarının uyarısı sonrası göç kararı verilmişti.

Sözde o dönemin din adamlarından birisi Ermeni katlinin helal kılındığını, her kim 7 gayri müslimi öldürürse cennetle ödüllendirileceğini bir hutbede söylemişti. Aile dostlarının ısrarıyla göç kararı alınmıştı. Önce İstanbul sonra da bir dostlarının vasıtasıyla Kanada'ya ulaşmışlardı. Şimdi yeni zelanda vatandışı.

Ancak kaybettikleri hayalleri, evleri ve vatanları. Üzülerek söylüyordu. Uluslararası bir taşımacılık şirketinde tır şöforü. Farklı bir ülkeden buğday tohumu getirmek için Urfa'ya gelmiş. Çocukluk anılarımın geçtiği(büyük yol) sokakları geçmiş. Ne evimiz kalmış ne yurdumuz diyor Garabed. Aradan onca sene geçmesine rağmen halen ermeni kökenli oluşunu çekinerek söylüyor.

Çünkü toplumların ön yargılarının henüz kırılmadığını hissediyor. Düşünün Yük getirmiş konaklama için bir otele gidiyor. Kimliğini uzattığı resepsiyon görevlisi adına ve din bölümüne bakmış ve şunu söylemiş. Ne arıyorsunuz burada, gezmeye mi geldiniz, ismin çok değişik...


Kimliğini alıp otelden ayrılıp farklı bir otele yerleşmiş.

Resimlerime bakarak işte biz bu olmalıyız. Özelliklerimiz, inançlarımız, zevklerimiz farklı olabilir, ancak hepimiz insanız insan olarak kalmalıyız.

 
Etiketler: Kaybettiğimiz, değerlerimiz,
Haber Yazılımı