Şanlıurfa Adliyesi'nde kadın avukata fiziksel saldırı: Güvenlik kamerası görüntüleri gerçeği ortaya koydu
7 Temmuz 2025 tarihinde Şanlıurfa Adliyesi’nde gerçekleşen duruşma sonrası yaşanan olay, hukuk camiasında ve toplumda büyük yankı uyandırdı.
ŞANLIURFA- Kadın avukat Binnur Başbuğ Aydoğdu, duruşma çıkışı adliye koridorlarında erkek meslektaşı Av. Ö. Avcı tarafından fiziksel ve sözlü saldırıya uğradığını iddia etti. Olaya ait güvenlik kamerası görüntülerinin ortaya çıkmasıyla, Aydoğdu’nun iddiaları doğrulandı.
Kamera Kayıtları Her Şeyi Gösterdi
Görüntülerde, iki avukat arasında başlayan tartışmanın kısa sürede fiziksel müdahaleye dönüştüğü; Avcı’nın Aydoğdu’yu ittiği, elindeki telefonu zorla alıp yere fırlattığı ve ağır hakaretlerde bulunduğu açıkça görülüyor.
Aydoğdu’nun açıklamaları şu şekilde:
“Elimdeki telefon yere fırlatıldı. İtildim ve ağza alınmayacak küfürlere maruz kaldım. Ama ben yalan söylemem, kanıtlarla konuşurum.”
Hukuki Mesaj: Meslek Onuru Paradan Önce Gelir
Aydoğdu, saldırının ardından uğradığı mağduriyete ek olarak sistematik iftira kampanyalarına maruz kaldığını ve ailesinin hedef alındığını belirtti. Kendisini susturmak için kapatılmış dosyaların gündeme getirildiğini, Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi’ne baskı yapıldığını ifade eden Aydoğdu, merkezin desteği için de kamuoyu önünde teşekkür etti.
“Bu dünya da, para hırsı da geçicidir. Baki olan; kul hakkı yemeden Allah’ın huzuruna çıkabilmektir.”
Toplumsal Mesaj: "Her Kadının Sesi Olacağım"
Aydoğdu’nun açıklamaları sadece kişisel bir savunma değil, aynı zamanda kadına yönelik sistematik şiddet ve meslek içi cinsiyet ayrımcılığına karşı güçlü bir duruş niteliği taşıyor. Açıklamasının sonunda şu sözlerle kadın dayanışması çağrısında bulundu:
“Kanıtı olmayan her kadın susmak zorunda kalıyor. Ben bu andan itibaren susturulan, şiddete uğrayan tüm kadınların sesi olacağım.”
Olayla ilgili hukuki süreç ve baro denetimi sürerken, Adalet Bakanlığı ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının gelişmeleri yakından takip ettiği bildirildi. Aydoğdu’nun kamuoyuna yaptığı açıklama, adliye koridorlarından tüm Türkiye’ye yayılan bir adalet çağrısı olarak yankı buldu.