GÜNDEM- Bu haftaki Cuma hutbesinde, Türkiye genelindeki camilerde “su” teması işlendi. Hutbede, suyun Allah’ın insanlara bahşettiği en büyük nimetlerden biri olduğu hatırlatılarak, bilinçsiz tüketimin ve çevre kirliliğinin su kaynaklarını tehdit ettiği vurgulandı.
“Yokluğu yaşanmadıkça, varlığının değeri bilinmeyen en büyük nimetlerden biri de su” denilen hutbede, suyun sadece bireysel bir ihtiyaç değil, aynı zamanda toplumsal bir hak olduğu ifade edildi. Her canlının sağlıklı ve yeterli suya erişme hakkı olduğuna dikkat çekildi.
Hutbede şu ifadeler yer aldı:
“Su, insanın dilediği gibi tüketebileceği sınırsız bir kaynak değildir. İlahi bir emanettir; sadece bize değil, gelecek nesillere de aittir. Bu sebeple suyu dikkatli kullanmak, korumak, adilce paylaşmak hepimizin hem dini, hem insani, hem de vicdani bir sorumluluğudur.”
Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) suyun israfına karşı uyarıları da hatırlatıldı. Abdest alırken bile suyun ölçülü kullanılmasını öğütleyen hadis-i şeriflere yer verildi.
Ayrıca hutbede, tarımda ve günlük yaşamda suyun gereksiz harcanmasının hak ihlali olduğu, başkasının suyunu gasp etmenin günah olduğu belirtildi. Temiz su kaynaklarının kirletilmesi ise “haram” olarak nitelendirildi.
Hutbe, çevre bilincine de dikkat çekerek şu çağrıyla sona erdi:
“Toprağımız çölleşmeden, ağaçlarımız kurumadan, sularımız yok olmadan gerekli tedbirleri alalım. Suyumuzun bir damlasını dahi israf etmeyelim. Su kaynaklarını koruyalım, çevresini kirletmeyelim. Hayvanlar için su kapları hazırlayalım.”
Son olarak, Peygamber Efendimiz’in şu duası hatırlatıldı:
“Bizi yediren, suya kandıran, bizim ihtiyaçlarımızı gideren ve bizi barındıran Allah’a hamdolsun!”