Haber Detayı
17 Mart 2017 - Cuma 10:44
 
Vali Tuna’dan 18 Mart mesajı
Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna 18 Mart Çanakkale Zaferi için bir mesaj yayımladı.
GÜNDEM Haberi
Vali Tuna’dan 18 Mart mesajı

Vali Tuna Çanakkale Zaferi’nin 102. Yıl dönümü için yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: “Dünya için olduğu gibi özellikle aziz milletimiz için tarihî bir dönüm noktası olan Çanakkale Zaferi’nin 102. Yılında bu zaferin kahramanlarını, yani “Asım’ın nesli”ni yâd ederken millî bir şuurla Çanakkale ruhunu iyi analiz etmemiz gerekir. Tarihin tekerrür etmemesi için tarihi tefekkür etmeliyiz. Bu cepheden bakıldığında tarihin 15 Temmuz’da tekerrür ettiğini, ancak Asım’ın nesli dediğimiz vatan sevgisiyle dolu bir neslin tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da aynı maneviyatla namusunu çiğnetmediğini tüm dünya bir kez daha görmüştür.

Merhum Mehmet Akif’in gençlik idealinin timsali olan “Asım’ın nesli”, çok şükür ki 15 Temmuz’da etten, kemikten hâli ile tüm gövdesini tanklara siper etmiş; çelik zırhlı tanklara karşı, “tesis-i ilahi” olan iman dolu kalpler, bir kez daha ezberleri bozarak zafer kazanmıştır.

Tarihimizi dikkatli bir gözle analiz ettiğimizde Çanakkale ile 15 Temmuz arasında çok çarpıcı benzerlikler olduğunu görürüz: Mehmet Akif, Çanakkale savaşları için “Ne hayâsızcatehaşşüd” ifadesini kullanmıştır. Yani hayasızca yapılan bir vahşettir der. Aynı hayasızca vahşet 15 Temmuz’da da tekrarlanmıştır. 100 yıl önce Çanakkale’yi geçerek milletimizi esaret altına almak isteyen hayasızca vahşet, 100 yıl sonra tanklarla milletimizin iradesini çiğnemek istemiştir. Çanakkale; medeniyet maskesinin düştüğü yerdir. Medeniyet götürüyoruz diyerek semalardan bombalar yağdırdılar.  15 Temmuz da maskelerin tam olarak düştüğü bir milattır. Bir insanı öldüren kişinin bütün insanlığı öldürmüş sayıldığı güzel dinimizi hain emellerine alet edenler, Hakk’a tapan milletimizin üzerine hiç acımadan kurşunlar yağdırarak maskelerini düşürmüşlerdir. Çanakkale ile 15 Temmuz arasındaki en anlamlı benzerlik yine Akif’in şu dizelerinde saklıdır:

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Baştanbaşa şehitlerimizin gövdesinden ibaret olan dağlar taşlar eğilmedikçe, dünyada başlarımız eğilmez. Çanakkale’de de eğilmedik, 15 Temmuz’da da.  Hele bu topraklarda Nemrutların yaktığı ateş; her zaman kül olmaya mahkûmdur.

Dost düşman şunu iyi bilsin ki tarihinde bir Çanakkale’si olan millet asla mahvedilemez. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, Arabıyla aziz vatanın her köşesinden “bir hilal uğruna” nice güneşler batmıştır. Çünkü güneş batmadan hilal doğmaz.

Çanakkale Şehitlerine yazılmış en güzel şiirinde Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale’de savaşan kahramanları Bedr’in aslanlarıyla mukayese etmesinin önemli amaçları vardır. Nitekim şair burada Çanakkale Savaşları için “son Haçlı Savaşı” demiştir. Bir hilal uğruna batan şehitlerimiz, “Son Ehl-i Salibin savleti”ni, yani Son Haçlıların hücumunu kırmış; Kılıç Arslanlar, Selahaddin-i Eyyubilerden sonra ve onları kendine hayran bırakarak kanıyla tevhidi kurtarmıştır.

Çanakkale’de “Gösterdiği vahşetle Avrupalı; yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesidir.” Bu vahşetle birlikte bize bir âfet gibi görünen medeniyet maskesi de artık yırtılmıştır. Medeni kelimesinin anlamıyla çelişen bu vahşet, Millî Mücadele yıllarında aziz vatanımızın her köşesindeki işgaller sırasında tekrarlanmıştır. Ancak devletler sadece maddî güçleriyle medeni olmazlar. Uluslararası hukuka, devlet kurumunun ciddiyetine ve saygınlığına yakışır medeni bir duruş şarttır. Oysa medeniyet denilince mangalda kül bırakmayan Batı’nın bu sözde medeniyet maskesi, şu son günlerde, milletçe hep birlikte şahit olduk ki, bir kez daha yırtılmış; demokrasi tarihinde bir kez daha kara bir leke bırakılmıştır. Köklü bir devlet geleneğine sahip aziz milletimizin üst düzey yetkililerine ve millî iradeye karşı son derece medeniyetsiz tutumları, bir kez daha Mehmet Akif’in tespitinin doğruluğunu teyit etmiştir. Ancak yine İstiklal Marşı’nda ifade edildiği gibi, Batı’nın sözde medeniyeti; “tek dişi kalmış” bir canavardır, yani eski korkutucu gücünü kaybetmiş bir canavardır. Uluslararası hukuku çiğneyenler; bu hasmane tutumlarıyla Büyük Türkiye'nin önünü asla tıkayamayacaklardır. Kıtalara adaletle hükmetmiş, davasının esası sevgi olan bir ecdadın torunlarıyız. İstiklal Marşımızda da ifadesini bulduğu üzere kükremiş sel gibiyiz, bendimizi çiğner aşarız.

Saygıdeğer Şanlıurfalı Hemşehrilerim,

Hak-Batıl mücadelesinde haktan, doğruluktan yana olan; vatanını her şeyin üstünde tutan “Asım’ın Nesli”  gençlerimizin rol modeli olmalıdır. Çanakkale Zaferi’ni geleceğe taşımak için Asım’ın nesli gibi nesiller yetiştirmek; yegâne gençlik idealimiz olmalıdır. İşte bu nedenle Şanlıurfa Valiliği olarak beş bin gencimizi 'Şanlıurfa'dan Şanlı Çanakkale'ye: Ecdadın İzinde" Projesi kapsamında Çanakkale’ye, ecdadın izini sürecekleri bir gönül yolculuğuna, şanlı tarihimizi yaşayarak yerinde öğrenmeleri için gönderdik. Şanlıurfa Valiliğinin katkı ve himayeleri, Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyelerimizin katkıları ile bu kültür gezilerinde şanlı geçmişten aydınlık bir geleceğe uzanan dosdoğru bir yol çizilmiştir.

Şunu hatırımızdan asla düşürmemeliyiz: Çanakkale Savaşlarında verilen binlerce şehit; aslında memleketi mamur edecek fertlerin de kaybı demektir. Liselerin onuncu sınıf talebelerine varıncaya kadar bütün gençlik, yani Asım’ın nesli, birbiriyle yarışırcasına cepheye koşmuştur. Milletimizin geleceğini inşa edecek bu çiçeklerimiz elimizden kayıp gitmiştir. Varlığımızı, hürriyetimizi borçlu olduğumuz şehitlerimizin gövdesi olan vatanımızda bu gençlik ruhunun yaşatılması ise; hayati önem arz etmektedir. Şanlıurfa Valiliği olarak bu bilinçle gerçekleştirdiğimiz proje ve etkinliklerin en kapsamlısı, gençlerimize yönelik olanlarıdır. Yüreğimizi ortaya koyarak gerçekleştirdiğimiz bütün proje ve etkinliklerde gönlümüzden geçen Asım’ın neslini yetiştirmektir.

Asım’ın Nesli olabilmek ümidiyle Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümünü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu zaferde payı olan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; Şanlıurfalı hemşehrilerimi en kalbi hislerle selamlıyorum.”

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı